29 Ağustos 2015 Cumartesi

Tagged Under: , , , , , ,

90'lı Yıllar

Share


   
Yazı geliyoooooorrr bomba gibi 90 larla....


İlk yazımda kendi çocukluğumun silinmeyen izlerini bırakan 90ların renkli mi renkli dünyasına değinmek istedim.Ne yalan söyleyeyim kendimi şanslı hissetmiyor değilim, geriye dönüp baktığımda bütün renkleri, kırmızısı,pembesi, yeşili ,fosforluları, cümbüşü baştan aşağı hissediyorduk.Ve önemli olan eski resimleri açıp baktığımızda kapatmak, görmemek istemek gibi düşüncelerimiz de yok aksine bakarken o kadar eğleniyor o kadar gülüyoruz ki çoook özlüyoruz.Hele o akıldan çıkmayan dizileri "Sıdıka"lı "Çılgın Bediş"li hakkını yemeyelim bir de bitmek bilmeyen yeniden yeniden yayına giren ve her seferinde oturup izlemekten sıkılmadığımız pembe dizileri hiç mi hiç unutamıyoruz :) Eskiden doğal güzellikler vardı ekranlarda, photoshoplar mı vardı yüzler pürüzsüz görünsün vallahi şimdi çirkin insan yok :) Ha diyeceksiniz o zaman da boya badana vardı son derece koyu renklerle yapılırdı makyajlar ama yine de bir masumiyet mi vardı ne :) 
80'ler çok arada kalan bir dönem derler büyüklerimiz.Ne yapsak etsek diyen modacılar yine de güzel şeyler yapmışlar aslında tuhaf, komik fakat akılda kalıcı vatkalarla omuzlar genişlemiş, havalanmış kadınlar, kırmızı rujlar, o kıvır kıvır permalı saçlar nasıl da toplanırmış şaşmamak mümkün değil :) Hepimizin evinde vardır böyle vatkalı omuzlu, permalı saçlı anne fotoğrafları, var olsun ben bayılıyorummm :)




   Veee bir de müzikler hala telefonumun müzik galerisi 90lar pop ile doludur.Silmeye kıyamadığım Sinan Özen, Oya Bora, Soner Arıca, Sibel Bilgiç, Tarkan, şarkılarım vardır.Eskiyi yaşatmayı sevdiğimden midir yoksa eskiye olan özlemimden midir bilmem ama çok yaşarım bu duyguları.Nostalji yapmak gelir birden aklıma açarım eski bir şarkıyı, ararım fiyonklu, puantiyeli kıyafetleri mutlu olurum bunlarla...Üniversitedeki arkadaşlarım bile yıllığımda bahsetmiş nostaljik giyimimden içimdeki düşleri renkleri yok edemiyorum.
   Kimi zaman geliyor karamsarlık kaplıyor her yanımı sonra geçtiğinde yine ben ben oluyorum.Nostaljik bir pastane açmayı, insanları sevmeyi, orda güzel projeler gerçekleştirmeyi isteyen düşlerime dönüyorum.Gerçekleştiremesem bile ben düşlediklerimi düşlemeyi seviyorum.İstemekten, hayal etmekten asla vazgeçmeyin.Ona ulaşamasanız bile düşündüğünüz için başarılısınız çoğu insan hayal edemiyor ve gerçekten hayalsizlik bir eksikliktir bana göre..Umarım hayallerinizi sevmekten vazgeçmezsiniz.


Trt'nin 50.yıl hediyesi olan nostaljik radyomla bugünkü yazıma veda ediyorum.Sıradaki şarkı size gelsin, en güzel düşleriniz gerçek olsun ;))

0 yorum:

Yorum Gönder

Bana Buradan Ulaşabilirsiniz

Want to attend the wedding event? Be our guest, give us a message.

Ad E-posta * Mesaj *